Veri Okuryazarlığı
Temel Kavramlar Video Eğitim Serisi

Bu eğitim serisi, verinin bilgiye dönüşüm sürecinden karar alma ve doğru soruları sorma becerilerine kadar geniş bir yelpazeyi kapsar.

Yöneticilerden saha ekiplerine, analistlerden İK ve pazarlama uzmanlarına kadar birçok farklı rolden katılımcıya değerli içgörüler sağlar.

Amacımız, bireylerin sadece veriyi yorumlamasını değil, veriyle düşünmesini; kurumların ise bunu kültürel bir refleks haline getirmesini desteklemektir.

Veriyi yorumlamak yeterli değil, onunla düşünebilmeliyiz.

Kurumsal başarı için ortak veri dili.

Veri Okuryazarlığı Eğitim Serisi Videoları

Bu 8 saatlik kapsamlı video eğitim serisi, veri okuryazarlığını yalnızca teknik bir beceri değil, tüm çalışanlar için geliştirilebilir bir düşünme biçimi olarak ele alır.

Veri okuryazarlığını yalnızca teknik bir beceri değil, tüm çalışanlar için geliştirilebilir bir düşünme biçimi olarak ele alır.

Veri okuryazarlığını yalnızca teknik bir beceri değil, tüm çalışanlar için geliştirilebilir bir düşünme biçimi olarak ele alır.

Veri okuryazarlığını yalnızca teknik bir beceri değil, tüm çalışanlar için geliştirilebilir bir düşünme biçimi olarak ele alır.

Veri okuryazarlığını yalnızca teknik bir beceri değil, tüm çalışanlar için geliştirilebilir bir düşünme biçimi olarak ele alır.

Veri okuryazarlığını yalnızca teknik bir beceri değil, tüm çalışanlar için geliştirilebilir bir düşünme biçimi olarak ele alır.

Veri okuryazarlığını yalnızca teknik bir beceri değil, tüm çalışanlar için geliştirilebilir bir düşünme biçimi olarak ele alır.

Veriyle çevrili bir dünyada yaşadığımızın farkında mıyız?

Bugün attığımız her adım, dijital izler bırakıyor. Farkında olmadan veriyle düşünüyor, veriyle karar veriyoruz; sadece bunu bazen bilinçli yapmıyoruz. Bunun farkında olmak daha sağlıklı kararlar vermemizi sağlamaz mı?

Veri, sadece dijital ortama aktardığımız sayılar mı, yoksa gerçek dünyayla kurduğumuz iki yönlü bir iletişim biçimi mi?

Veri, fiziksel dünyayı dijitale dönüştüren bir çevirmen gibidir. Ama aynı zamanda dijitalden gerçeğe dönen bir rehber de… Bu çift yönlü akış sayesinde kararlarımız biçimlenir.

Siz veriyi kullanarak karar verirken, bir başkası da sizin ürettiğiniz verilerle kendi kararını veriyor olabilir mi?

Evet, dijital izlerimiz bir başka kişinin ya da kurumun stratejik hamlesinin temelini oluşturabilir. Bireysel olarak veriyi sadece kullanmıyoruz, aynı zamanda başkalarının kullandığı bir kaynak olarak da veri üretim sürecine dahil oluyoruz.

Veri uzmanları ile iş birimleri arasında neden bu kadar çok yanlış anlaşılma yaşanıyor olabilir? Kurumunuzda herkes aynı veriye bakan çalışanlar aynı şeyi anlıyor mu?

Bir kurumda ortak bir veri dili yoksa, aynı tablo bile farklı yorumlara yol açar. Veri okuryazarlığı dili, verinin yalnızca okunmasını değil, birlikte anlamlandırılmasını mümkün kılar.

Veri okuryazarlığı sadece öğrenilecek bir beceri mi, yoksa yaşanacak bir kültür mü?

Veriden değer üretmek için sadece araçlara değil, o araçları kullanacak insanların veriyle düşünme, analiz etme ve iletişim kurma becerilerine de yatırım yapmak gerekir. Bu yüzden veri okuryazarlığı tek seferlik bir eğitim değil, sürdürülebilir bir kültürdür

"Analiz, analitik ve analitik model kavramlarını günlük iş dilinde nasıl ayırt edebiliriz?"

Bu üç kavramın birbirine karıştırılması, karar süreçlerinde hangi aşamada ne yapıldığını bulanıklaştırabilir. Net bir ayrım, hem iletişimi hem de süreç tasarımını güçlendirir.

Sizce veride, daha önce hiç fark etmediğiniz ne tür örüntüler saklı olabilir?

Keşifsel analitik, doğru soruyu henüz bilmediğimiz zaman devreye girer. Gördüğümüz değil, fark etmediğimiz şeyleri ortaya çıkarır.

Elinizde çok veri var ama çözmeye çalıştığınız problemin ne olduğunu tam olarak tanımlayabildiniz mi? Peki ya veriye sorulacak en doğru sorular hangileri?

Verinin miktarı değil, neye hizmet ettiği önemlidir. Belirsiz bir problem, net içgörüler üretmeyi engeller. Doğru sorular ise sabit değildir ve analiz ilerledikçe şekillenir.

Bir fark gözlemledik… ama sizce bu fark tesadüf mü, yoksa gerçekten bir anlamı var mı?

İşte çıkarımsal analitik tam bu sorunun cevabını arar. Anlamlı farklar bulmak, doğru aksiyonların temelini oluşturur.

Veriye dayalı karar verdiğinizi düşündüğünüz bir anda aslında sezgilerinizin yönlendirdiğini hiç fark ettiniz mi?

Sezgiler, özellikle belirsizlik ve zaman baskısında devreye girer; farkında olmak, daha bilinçli kararlar almanın ilk adımıdır.

Geçmişte bağlamı değişmesine rağmen aynı düşünce modelini kullanmaya devam ettiğiniz ve bu yüzden hatalı bir karar verdiğiniz bir örnek hatırlıyor musunuz?

Zihinsel modeller faydalıdır; ancak güncellenmezlerse önyargı veya bilişsel sapma haline gelebilir.