Siz veriyi kullanarak karar verirken, bir başkası da sizin ürettiğiniz verilerle kendi kararını veriyor olabilir mi?
Evet, dijital izlerimiz bir başka kişinin ya da kurumun stratejik hamlesinin temelini oluşturabilir. Bireysel olarak veriyi sadece kullanmıyoruz, aynı zamanda başkalarının kullandığı bir kaynak olarak da veri üretim sürecine dahil oluyoruz.
Veri, yalnızca büyük şirketlerin ya da teknoloji uzmanlarının ilgilendiği bir konu değil. Hepimiz, bireysel olarak da veriyi anlamlandırıyor, onu kullanarak seçimler yapıyoruz. Veriyi bireysel olarak kullanmanın dışında birey olarak ürettiğimiz veriler de bulunmaktadır ve bu verilerle başka insanların ya da kurumların karar verme süreçlerine de dahil oluyoruz.
İnternet üzerinde yaptığımız alışverişlerde, bize ürün satmaya çalışan e-ticaret firmaları, nelere ilgi duyduğumuzu analiz ederek bize ne tür kampanyalar yapacakları konusunda otomasyon süreçlerine entegre edilmiş kararlar verirken, bıraktığımız dijital izlerden bir sonuç çıkarmaya çalışıyorlar.
Örneğin, kitap satan bir e-ticaret sitesinde, daha çok polisiye kitapların bulunduğu sayfalarda zaman harcıyorsak, bize bu tür kitaplarla ilgili kampanyalar hakkında daha sık ve daha fazla bilgi gelmeye başlar. Eğer resim ya da müzikle ilgili web sitelerinde çok zaman harcıyorsak, sürekli bu konularla ilgili reklamları görürüz.
İnternet üzerinde bıraktığımız bu dijital izlerle, firmalar beğenilerimizi, beklentilerimizi ve ihtiyaçlarımızı anlamak adına birtakım analizler yaparak, hangi fiyat aralığında hangi ürünleri daha çok alabileceğimize dair tahminlerde bulunmakta ve bizlerle iletişime geçerek gelirlerini artırmaya, bizlerin daha iyi seviyede bir müşteri tatminine ulaşmamıza çalışmaktadır. Bir anlamda, dijital ortamlarda bıraktığımız izlerle bizim dijital kişiliğimizin ne olduğunu belirlemeye çalışıp, en uygun aksiyonları almaktadırlar.
Bugün birçok firma, benzer dijital kişiliğe sahip bireyleri bir arada değerlendirerek farklı kümeler oluşturmakta, her küme için hangi ürünlerle, hangi iletişim mekanizmalarıyla nasıl bir strateji izleneceğine karar vermekte ve bu strateji doğrultusunda gerekli aksiyonları planlamaktadır.
Bu açıdan değerlendirdiğimizde karar verme süreçlerinde bireyin veriyle ilişkisinin iki farklı penceresi olduğunu düşünebiliriz:
- Bireysel kararlarımızı verirken veriyi kullandığımız pencere
- Başka kurumların/birimlerin, karar verme süreçlerinde bireylerin bıraktığı dijital izleri kullandığı pencere.
Bu noktada şunu söyleyebiliriz ki, veri, doğru kullanıldığında bireylerin ve kurumların elinde büyük bir güç haline dönüşür; çünkü en sağlıklı kararlara elimizdeki verileri değerlendirerek ulaşabiliriz.
Bu nedenle verinin ne anlama geldiğini, veriyi bilgiye ve değere nasıl dönüştürebileceğimizi, veriyle tecrübelerimizi nasıl birleştirebileceğimizi, veriyle nasıl karar verebileceğimizi ve veriyle nasıl iletişim kurabileceğimizi özümsemek, bugünün dünyasındaki en önemli konulardan biri olarak karşımıza çıkmaktadır.
Tüm bunlar aynı zamanda veri okuryazarlığının en temel bileşenlerini oluşturmaktadır.
