Bir problemi çözmeye çalışırken onu parçalara ayırıp analiz ettiğiniz, sonra bu parçaları birleştirerek yeni bir bakış açısı geliştirdiğiniz oldu mu?
Analitik düşünme, sadece veriyi anlamak değil, parçaları birleştirerek içgörü üretme sürecidir.
Düşünmek, insan zihninin en güçlü araçlarından biridir. Ancak her düşünce süreci aynı nitelikte değildir; bazıları yüzeyde kalırken bazıları daha derine inmeyi gerektirir. Günümüzde bilgiye erişim hızla artarken, düşünmenin niteliği ve yönü de daha kritik hale gelmiştir.
Düşünme, zihinsel bir sürecin sonunda fikir üretmektir. Bu fikir, sistematik olarak üretileceği gibi tamamen rastlantısal olarak da oluşabilir. Böyle bir süreçte sonuca giderken, kavramları incelemek, karşılaştırmak ve aralarındaki ilişkileri kurmak gibi zihinsel faaliyetler gerçekleşir. Bu noktada üretilen düşünce, soyut bir nesnenin zihnimizde oluşturduğu faaliyet olarak tanımlanabilir (Algı ise somut bir nesnenin zihnimizdeki yansımasıdır).
Zihinsel bir süreç olarak düşünme sürecini tetikleyen etkenlerin temelinde veri vardır. Verinin kendisi, bilgi, özümsenmiş bilgi, kanıt ve inanç gibi unsurları düşünme sürecinde mantık, sağduyu, akıl yürütme, sezgi ve yaratıcılık gibi aşamalardan geçirdikten sonra bir sonuca ulaşırız. Yani düşünme sürecinde, veri ve bilgi sürükleyici bir roldedir.
Düşünme eylemi sırasında bilgiyi elde etme, bilgiyi düzenleyebilme, analiz yapabilme, neden-sonuç ilişkilerini belirleyebilme, sonuç çıkarabilme, problem çözme, olanakları değerlendirme ve karar verme becerileri ön plana çıkmaktadır. Bunların tümü insanın düşünme kapasitesine vurgu yapmaktadır ve düşünme becerileri olarak adlandırılabilir. Yani düşünme becerisi, problemleri çözmek için bilgiyi kullanabilme yeteneğidir.
Düşünme süreçlerinde, edinmiş olduğumuz becerilerimizi nasıl kullandığımıza bağlı olarak farklı yaklaşımlar sergileyebiliriz. Bu yaklaşımlar hangi düşünce biçimini kullanarak düşünce sürecini oluşturduğumuzu belirler. İşte bu düşünme biçimlerinden birisi analitik düşünmedir.
Analitik düşünme, karmaşık bir problemi sistematik olarak alt bileşenlerine ayırma ve her parçayı ayrı ayrı değerlendirerek ana problem için bütünsel bir sonuca varma süreci olarak tanımlanabilir. Alt parçaların ayrı ayrı değerlendirilmesi, daha geniş bir yelpazede çok yönlü bir bakış açısı geliştirir. Daha sonra varılan sonuçlar tekrar birleştirilerek bütünsel anlayışa ulaşılır. Analitik düşünme becerisine sahip bireyler, problemlere kolay ve hızlı çözüm üretebilme konusunda bir yetkinliğe sahiptir.
Analitik düşünme sürecinde karar vericilerin birtakım alt becerilerinin olması gerekmektedir. Öncelikle büyük ve karmaşık bir problem tutarlı, kapsamlı ve ilgili daha küçük parçalara ayırılabilmelidir. Akıl yürütme, eleştirel düşünme, iletişim, araştırma yapma, veri analizi yapma ve yaratıcı düşünme, analitik düşünme süreçlerinde öne çıkan becerilerdir.
