Veriye bakıp “ne olduğunu” bilmek yeterli mi? Yoksa asıl fark “ne yapacağımızı” bilince mi ortaya çıkıyor?
Betimleyici analitik geçmişi gösterir, ama kapsamlı ve stratejik kararlar için öngörü analitiği gerekir. Katmanlar arasında geçiş yapmadan strateji geliştirmek zordur.
Günümüz iş dünyasında verinin doğru kullanımı, stratejik karar alma süreçlerinin temelini oluşturuyor. Ancak ham veriyi doğrudan anlamlandırmak her zaman mümkün değildir. İşte bu noktada, veri analitiği süreci ve bu süreçte farklı analitik katmanları devreye girerek veriyi anlamlı içgörülere dönüştürmemize yardımcı olur.
Tüm analitik yaklaşımlar arasında Betimleyici, Teşhis, Kestirimci ve Öngörü Analitik katmanları genel bir temel oluşturmaktadır. Her ne kadar gelişen teknoloji ve metotlar sayesinde yeni analitik katmanlarla karşılaşılsa da öncelikle bu dört analitik katmana hakim olmak gerekmektedir.
Bu noktada aklımıza «Peki neden bu dört analitik türü bir temel niteliğini taşımaktadır?» gibi bir soru gelebilir. Bu soruya şu şekilde bir açıklama yapabiliriz:
Öncelikle bu dört analitik doğal bir akış içinde birbirini tamamlayan ve çoğu kez birine ait süreç tamamlandıktan sonra diğerine geçişi gerektiren bir nitelik sergilemektedir. Örneğin betimleyici analitikte öncelikle «Ne oldu?» sorusuna yanıt bulunur. Bu soruya yanıt bulduğumuzda doğal akış içinde bir sonraki sorumuz «Neden oldu?» olacaktır ki bu da Teşhis analitiği sürecinde ele alınması gereken bir sorudur. Mantıksal sıralamayı göz önüne aldığımızda bir sonraki sorumuz ne olacağını tahmin etmekle ilgilidir.
Kestirimci analitik süreçleri bu soruya yanıt bulmamıza yardımcı olacaktır. Son olarak bir hazırlık yapmak adına gelecekte hangi adımları atmamız ya da ne yapmamız gerektiğini belirlemek olacaktır. Bu da öngörü analitiğinde yanıtlanması gereken bir sorudur. Bu akış gösteriyor ki temel katmanlardan birinde elde ettiğimiz çıktı, bir sonraki katmanda bir girdi olarak kullanılmaktadır.
Bu doğal akış, aynı zamanda karar ve aksiyonlarımızı almamızı da destekleyecek niteliktedir. Betimleyici analitikte «Ne oldu?» sorusuna yanıt bulmak mevcut durumumuzu anlamamızı sağlayacaktır. Teşhis anatiliğindeki «Neden oldu?» sorusuna verilecek yanıt ise sorunun ana kaynağını bulmak anlamına gelir. Kestirimci analitikte «Ne olabilir?» sorusu, bizi geleceğe hazırlama ve öngörü analitiğinde «ne yapmalıyım?» sorusunun yanıtı da harekete geçme ve aksiyon alma aşamalarında güçlü bir destek sağlayacaktır.
Son olarak kurumların analitik olgunluk seviyeleri açısından bu katmanlar, farklı evreler olarak da düşünülebilir. Kurumlar çoğunlukla önce raporlama sistemleriyle geçmişi ve bugünü analiz etmeye çalışır. Geçmiş ve bugün var olan durumu iyi derecede analiz eden kurumların bir sonraki adımı, tespit ettikleri sorunlarının nedenini bulmak olacaktır. Sorunların açıkça belirlendiği durumlarda ise geleceğe yönelik tahminler üretilecek ve en sonunda da yapılan tahminlere göre birtakım aksiyonları alma gündeme gelecektir.
