Veriyle Çevrili Bir Dünyada
Yaşadığımızın Farkında Mıyız?

Bugün attığımız her adım, dijital izler bırakıyor. Farkında olmadan veriyle düşünüyor, veriyle karar veriyoruz; sadece bunu bazen bilinçli yapmıyoruz. Bunun farkında olmak daha sağlıklı kararlar vermemizi sağlamaz mı?

Günümüzde, yaptığımız iş ya da aktivitelerin hemen hepsinde, verinin sürükleyici bir rolü olduğunu görüyoruz. Veri, hayatın hemen her alanına sızmış, geçmişle karşılaştırıldığında dünya genelinde büyük bir dönüşüme neden olmuştur.

Bu dönüşümün etkilerini doğru yorumlayabilmek ve gerek bireysel gerek kurumsal düzeyde en doğru kararları alabilmek için veriyle kurduğumuz ilişkinin boyutunu iyi anlamak gerekir. 

Dünya genelinde hızla büyüyen ve çeşitliliği artan veriyi kullanma becerisi artıkça, iş yapma biçimleri, toplumsal ve bireysel hayat, ekonomik dinamikler, sağlık, eğlence ve eğitim hayatı, alışveriş alışkanlıkları ve iletişim mekanizmaları gibi hemen her alanda çok köklü değişiklikler yaşanmaya başladı.

Yapay zeka, makine öğrenmesi, derin öğrenme, yapay sinir ağları gibi teknolojilerin gelişmesi bu transformasyon sürecine büyük bir ivme kazandırdı.

Bir evrimden çok devrim niteliğindeki bu tür teknolojilerin karmaşık matematiksel ve istatistik modellerinin temelinde yine dijital ortamlarda biriktirdiğimiz veri bulunmaktadır. İçinde bulunduğumuz bu yeni dünyayı, yaşanan transformasyonları ve teknolojinin bu sürece etkisini kavrayabilmek için önce verinin ne anlama geldiğini, veriyi nerede, nasıl kullanabileceğimizi, veri odaklı kararları nasıl verebileceğimizi anlamamız gerekir.

Veri, içinde yaşadığımız dünyayı algılamamıza ve kavramamıza yardımcı olan, günlük hayatımızda da çoğu kez farkında olmadan kullandığımız bir unsurdur.

Dış dünyayla kurduğumuz iletişimin temelinde verinin yattığını söyleyebiliriz.

Bir nesneyi tarif ederken, bir isteğimizi ya da düşüncemizi başka insanlarla paylaşırken veri aktarımı gerçekleşir.

Bu aktarımlarla bize ulaşan verileri bazen detaylıca düşünerek bazen de üzerinde fazla düşünmeden, hatta kimi zaman otomatiğe binmiş biçimde zihnimizde değerlendirir, sentezler, bir sonuca ulaşarak karar verir ve kararımıza uygun aksiyonlar alırız.

Gerektiğinde sahip olduğumuz tecrübelerle biriktirdiğimiz bilgiyi yine dış dünyaya göndeririz. 

Diyelim ki bir arkadaşınız size, ortak başka bir arkadaşınızın doğum günü olduğunu söyledi.

Bu sözlü iletişim, aslında ortak arkadaşınızın doğum günü olduğuna dair size bir veri aktarımının gerçekleştiği senaryodur.

Böyle bir veriyi aldıktan sonra genel tecrübelerinize dayanarak zihninizde, arkadaşınızın iyi bir gün geçirdiği düşüncesi belirecektir.

Bu özel günde arkadaşınızın doğum gününü kutlamak için kendisinin sizden bir telefon bekleyebileceğini düşünerek onu ararsınız. Yani arama kararınız direkt olarak size ulaşan, arkadaşınızın doğum günü olduğu verisini kullanarak verdiğiniz bir karardır.

Hatta bu kararın ardından arkadaşınızın çok hoşlanacağına inandığınız bir hediye de gönderebilirsiniz. Bu noktada eğer elinizde arkadaşınızın doğum günü olduğuna dair bir veri olmasaydı o zaman hediye göndermeyecektiniz.

Yani aldığınız aksiyon, ancak elde ettiğiniz bu veriyi zihninizde yorumlayarak ve tecrübelerinizle bir sonuca ulaşarak gerçekleşmiştir.