Veri, gerçekten bilgi midir? Yoksa bir şeyleri anlamak için sadece ilk adım mı? Veriden değer üretmek dediğimizde hangi aşamalardan geçiyoruz?
Veri hamdır, anlam içermez. Ancak doğru bağlamda işlendiğinde bilgiye, özümsenirse içgörüye ve doğru aksiyonla uygulandığında gerçek değere dönüşür. Yani veri, dönüşerek güç kazanır.
Veri, tek başına bırakıldığında bize bir fayda sağlamaz, ancak bir yolculuğun sonunda değer yaratan niteliğe bürünür. Böyle bir yolculukta veri, farklı katmanlarda ilerleyerek bilgiye dönüşmekte, bireyler tarafından özümsenmekte ve karar verme süreçlerinde araç olarak kullanılmaktadır. Veriden maksimum değeri elde edebilmek için hangi aşamalardan geçtiğini anlamamız gerekir. Bu aşamalar, Bilgi Hiyerarşisi, Bilgi Piramidi, Veri Hiyerarşisi, Veri Piramidi ya da İngilizce adıyla DIKW (Data, Information, Knowledge, Wisdom) Piramidi olarak adlandırılmaktadır.
DIKW Piramidi, veriden bilgeliğe ulaşmak için hangi aşamalardan nasıl geçilmesi gerektiğini açıklayan bir modeldir. DIKW hiyerarşisinde, her alt katman, bir üst katmana baz teşkil etmektedir. Ancak tersi de mümkündür. Bir üst katmanda, doğruluğu kesin olarak teyit edilmiş ve objektif niteliğe bürünmüş bir bilgi ya da özümsenmiş bilgi, bir alt katmana indirgenebilir. Böyle bir durumda aslında, veriyi bilgiye dönüştürdüğümüz çıktıyı, başka bir bilgiye ulaşmak için veri olarak da kullanabiliriz. Bu tür durumlar bilginin kalıplaşması ve sonra tekrar veri niteliğine bürünmesi anlamına gelmektedir.
DIKW modelinde veri ve bilgi katmanlarını ele aldığımızda bu iki kavram arasındaki farkı iyi anlamak gerekir. Veri, bir konuyla ilgili ölçüm, deney, gözlem ya da araştırma yoluyla elde edilen gerçekler ya da ayrıntılar topluluğu olarak tanımlanabilir. Veri, işlenmemiş, organize edilmemiş ve ham bir formatta olup tek başına bir anlam ifade etmez; ancak nesneldir ve herkes için aynıdır.
Veri, bilgiye ulaşma sürecine bir temel oluşturur. Böyle bir süreçte veri genel olarak gruplandırılır, veriler arasında ilişki kurulur ve üzerinde analizler yapılır. Bu nedenle veri düşünce sistemlerinin ya da bilgisayar sistemlerinin girdisi olarak değerlendirilmelidir. Bu noktada veri ayrık olup spesifik, ilişkili, kesin ve belirli değildir. Veri, kelimeler, sayılar, harfler, semboller, grafikler ya da tablolarla gösterilebilir.
Bilgi ise, verilerin organize edilmesi ve işlenmesiyle elde edilir. Bilgi kendi içinde bir anlam ve değer taşır. Sistematik, anlaşılabilir, ilgili ve zamanında ulaşılan veri kümeleri olarak bilginin bir bağlamı ve kapsamı vardır. Karar verme süreçlerinde, veri bilgiye dönüştürüldükten sonra birtakım sonuçlara ulaşmak ve gerekli aksiyonları almak mümkündür. Bilgi, anlamlı hale dönüştürülmüş veri kümesi olarak düşünülebilir.
Bilgi söz konusu olduğunda veri kümeleriyle bu verileri kullanarak neler yapılabileceğini anlayabileceğimiz bir ilişki kurulmuş olur. Yani, bilgi kümesi üzerine soru sorulabilir ve birtakım yanıtlar alınabilir. Bu sorgulama süreçlerindeki tipik sorular, “Kim, ne, nerede, ne zaman?”, gibi sorulardır. Düşünce ve bilgisayar sistemlerinin girdisi olarak düşünülebilecek veri, işlendikten sonra çıktı olarak bilgiyi üretir.
